Projenin amacı kainat hakkındaki en temel sorulardan bazılarına yanıt bulmak.Büyük Hadron Çarpıştırıcısı’nın izinden yürüyecek olan bu son bilimsel denemede, dünyanın en güçlü lazeri kullanılacak.Lazer’den çıkan ışın öyle yoğun olacak ki, gücü dünyanın güneşten aldığı enerjinin bir kalemin ucu büyüklüğünde bir noktaya odaklandırılması durumunda elde edilecek güce eşdeğer olacak. Bilim adamları bu lazer sayesinde boşluğun dokusu olan vakumu kaynatabileceklerini iddia ediyorlar. Bilinenin aksine, vakum maddeden arınmış halde olmayıp, aslında bir varolup bir kaybolan çok küçük gizemli moleküller içeriyor ama bu moleküller o kadar hızlı hareket ediyorlar ki şimdiye dek kimse bunların varlığını kanıtlayamadı. Bilim adamları yeni lazerin vakum dokularını yırtıp ayıracağını ve bu sayede gizemli moleküllerin ortaya çıkacağını söylüyorlar. Hatta bu lazer sayesinde yeni bir boyut olup olmadığının da belirlenebileceği belirtiliyor. Lazer şu anda var olan en güçlü lazerlerden 200 kat daha güçlü olacak.
5.11.2011
4.11.2011
TÜRK HIZLANDIRICI MERKEZİ PROJESİ
Ankara Üniversitesi Fizik ve Fizik Mühendisliği Bölümlerinde 1994'te başlatılan Hızlandırıcı Fiziği çalışmaları, 1997’den itibaren Ankara ve Gazi Üniversitelerinden fizikçilerin DPT desteği ile yürüttükleri Türk Hızlandırıcı Merkezi (THM) fizibilite projesi 2001 yılı başlarında tamamlanmıştır (I. Aşama).
2002-2005 yılları arasında yine Ankara ve Gazi Üniversiteleri işbirliği
ile yürütülen iki ayrı proje ile Türk Hızlandırıcı Merkezi ile ilgili
genel tasarım çalışmaları tamamlanmıştır (II. Aşama).
Proje
kapsamında yapılan bilimsel çalışmaların sonuçlarına ve ülkemizin ilk
hızlandırıcı laboratuarının teknik özellikleri ve araştırma potansiyeli
hakkındaki bilgilere ve Türk Hızlandırıcı Merkezinin genel hedeflerine
bu sayfadan erişilebilecektir. Ayrıca bilimsel çalışmaların sonuçlarına,
uluslararası işbirliklerine, parçacık hızlandırıcıları konusundaki
ulusal kongre ve yaz okullarına, proje hakkında yapılan yayın, tez ve
seminerler hakkında tüm bilgilere sayfada yer verilmiştir.
Kaynak:
Kaynak:
Anlamlı Sözler
- Kötümser yalnız tüneli görür, iyimser tünelin sonundaki ışığı görür, gerçekçi tünelle birlikte hem ışığı hem de gelecek treni görür. (J.Haris)
- Hayal gücü bilgiden daha önemlidir. (Albert Einstein)
- Hayatta hiçbir büyük saadet gelmez. (Sophokles)
- İnsanoğlunun yapacakları, hayal ettikleri ile sınırlıdır. (Arthur C. Clarke)
- Hiçbir şey zor değildir, yeter ki onu ufak parçalara ayırmasını bilelim. (Henry Ford)
- ...
Pardus 2011
Pardus’un ev kullanıcılarını hedefleyen ailesinde en yeni ürünü, Pardus 2011.2, Cervus elaphus kod ismiyle yayınlandı. Birçok gönüllünün katkılarıyla TÜBİTAK BİLGEM bünyesinde geliştirilen özgür işletim sistemi Pardus, günlük yaşamın hemen her alanına yönelik nitelikli, güvenli, yüksek performanslı özgür yazılımları bir arada sunuyor.
İnternet tarayıcı, görüntülü, sesli ya da yazışarak sohbet etmek için tüm ağlara bağlanan yeni nesil uygulamalar, fotoğraf arşivlemek, düzenlemek için profesyonel çözümler, müzik dinlemek ve kataloglamak için yetenekli araçlar, ofis ailesinin her aracı Pardus’la birlikte sisteme kuruluyor. Kullanıcıların ayrıca uygulama kurması gerekmiyor.
Pardus 2011.2 ile sürücü derdi kalmıyor.
Pardus tüm donanımlar için Linux çekirdeğiyle sağlam ve yüksek performanslı sürücüleri hazır getiriyor. Böylece sistem kurulduktan sonra İnternet üzerinden ya da CD’ler aracılığıyla ekran kartına, yazıcılara erişmek için tek tek sürücü kurma derdi kalmıyor.
Antivirüs aramaya son
Pardus güvenli mimarisi sayesinde virüs bulaşmasına izin vermiyor. Antivirüs yazılımlarına ödenen paralar ve bu uygulamaların çalışırken kaynak israf etmesi tarih oluyor. Pardus’ta çalışan ve uygulama deposundan edinilebilen antivirüs programları ise, Pardus kurulmamış bilgisayarlara yardım etmek ya da virüs bulaşmış taşınabilir diskleri, usb çubukları temizlemek için çalışıyor.
Kullanımı, kişiselleştirmesi kolay işletim sistemi
Pardus, özgür yazılım dünyasındaki en başarılı uygulamaları bir araya getirirken, masaüstü kullanımına yönelik görev ve yaklaşımlara da yenilikçi çözümler sunuyor. Pardus Teknolojileri ile bilgisayarın kullanımı, sistemin kişiye özel hale getirilebilmesi, ayarlaması kolaylaşıyor. Kullanıcı bilgisayarın yapabildiklerine göre değil, bilgisayar kullanıcının isteklerine göre çalışıyor.
Pardus 2011.2 ile sürücü derdi kalmıyor.
Pardus tüm donanımlar için Linux çekirdeğiyle sağlam ve yüksek performanslı sürücüleri hazır getiriyor. Böylece sistem kurulduktan sonra İnternet üzerinden ya da CD’ler aracılığıyla ekran kartına, yazıcılara erişmek için tek tek sürücü kurma derdi kalmıyor.
Antivirüs aramaya son
Pardus güvenli mimarisi sayesinde virüs bulaşmasına izin vermiyor. Antivirüs yazılımlarına ödenen paralar ve bu uygulamaların çalışırken kaynak israf etmesi tarih oluyor. Pardus’ta çalışan ve uygulama deposundan edinilebilen antivirüs programları ise, Pardus kurulmamış bilgisayarlara yardım etmek ya da virüs bulaşmış taşınabilir diskleri, usb çubukları temizlemek için çalışıyor.
Kullanımı, kişiselleştirmesi kolay işletim sistemi
Pardus, özgür yazılım dünyasındaki en başarılı uygulamaları bir araya getirirken, masaüstü kullanımına yönelik görev ve yaklaşımlara da yenilikçi çözümler sunuyor. Pardus Teknolojileri ile bilgisayarın kullanımı, sistemin kişiye özel hale getirilebilmesi, ayarlaması kolaylaşıyor. Kullanıcı bilgisayarın yapabildiklerine göre değil, bilgisayar kullanıcının isteklerine göre çalışıyor.
Kaynak: Pardus
23.09.2011
Özel Görellik Deneysel Olarak İnceleniyor.
Gran Sasso bilim tesisindeki bilim insanları, bugün sunacakları delillerle, geçmiş ile şimdiki zaman arasındaki bağı kullanarak ve etki-tepki arasındaki temel prensipleri ele alarak geçmişe bilgi gönderebilme olasılığını açıklamaya çalışacak.
Bilim insanları, İsviçre’de bulunan dünyanın en büyük parça fizik laboratuarı CERN’de yapılan tarihi bir deneyin sonuçlarını açıklayacak.Opera adı verilen deney kapsamında, CERN’den yola çıkan “atom altı parçacıklar” (nötrino) 730 km mesafe kat ederek Gran Sasso laboratuarına gönderildi.
Aynı yolculuk, bir ışın için 2,4 mili saniyelik yolculuk anlamına geliyor. Öte yandan, üç yıl boyunca süren deneylerde 15 bin nötrinoyu Gran Sasso’ya gönderen bilim insanları, atom altı parçacıkların saniyenin altı milyarda biri kadar bir farkla daha hızlı hareket ettiğini tespit etti. Alınan sonuçtaki hata payı ise bir saniyenin 10 milyarda biri kadar eksik veya fazlası olarak belirtildi.
Yapılan deneylerin sonucuna göre, ışık hızı saniyede 299,792,458 metre iken, nötrinolar saniyede 299,798,454 metre hızla yol aldı.
Alınan son derece beklenmedik sonuç yüzünden deneyi gerçekleştiren bilim insanları bile şüpheye düştü. Fizikçiler, diğer laboratuarlar sonucu doğrulayana kadar şüphelerinin devam edeceğini belirtti.
Opera deneyinin koordinatörü Antonio Ereditato Guardian’a yaptığı açıklamada, “Alınan sonuç bizi hayrete düşürdü. Ancak bu sonuç doğrulanıncaya kadar bir keşif olarak kabul edilmeyecek. Böyle bir sonuç aldığınızda hata yapmak istemezsiniz. Aylardan beri hiçbir sorun yaşamadan testler yapıyoruz ve şu ana kadar bir hata bulamadık” dedi.
Dortmund Üniversitesi’nden Heinrich Paes ise Opera deneyinden alınan sonucu açıklayabilecek bir teori ortaya attı: Nötrinolar uzay-zamanda kısa bir yol seçerek Cern’den Gran Sasso’ya ek boyutlar aracılığıyla ulaşıyor. Paes, “Böylece nötrinolar aslında daha hızlı olmamalarına rağmen ışıktan daha hızlı hareket etmiş gibi görünebilir” dedi.
Nötrinolar Işık Hızını Geçer Mı
Tarihin en kapsamlı fizik deneyinin yapıldığı Avrupa Nükleer Araştırma Merkezi'ndeki (CERN) bilim adamları, atomaltı parçacıkların ışıktan daha hızlı hareket ettiğini ölçtüklerini öne sürdü.
15 bin defa ölçüm yapan bilimadamları sonucun kendilerini şaşırttığını,
bu nedenle ABD ve Japonya'dan başka kuruluşlardan da bağımsız şekilde bu
ölçümleri değerlendirmelerini istediklerini açıkladı.
Araştırmacılar o zamana dek bu bulgulara temkinli yaklaştıklarını söylüyor.
Albert Einstein'e göre hiçbir şey ışıktan daha hızlı hareket edemez.
Ancak doğrulandığı takdirde bu deney, Albert Einstein'in Özel Görelilik
Kuramının bazı kısımlarını tersine çevirebilir, evrenin nasıl işlediğini
açıklayan yasalar alt üst olabilir.
CERN araştırmacıları, sonuçların ABD ve Japonya tarafından da
doğrulanmasını bekliyor. Eğer iddia doğrulanırsa fiziğin temellerinden;
"hiçbir şey ışıktan hızlı değildir" kuralı yıkılmış olacak.
21.09.2011
Güneş Sistemindeki Olmayan Gezegen Hakkında
Bilimadamları, Güneş Sistemi'nde bir zamanlar Satürn, Jüpiter, Uranüs ve Neptün'ün yanı sıra 5. bir gaz gezegeni bulunduğunu düşünüyor.
ABD'nin Colorada eyaletindeki Güneybatı Araştırma Enstitüsü'nden
David Nesvorny ve ekibi tarafından yapılan araştırmada, Güneş
Sistemi'nin 4 milyar yıl önce neye benzediğini anlamak için değişik
bilgisayar canlandırmaları kullanıldı.
Bu araştırması sırasında gezegenlerin henüz yörüngelerine tam
oturmadığını ve hareketli olduklarını keşfeden Amerikalı astronom, bir
dizi test sonrasında bugün anladığımız Güneş Sistemi'nin beşinci bir gaz
gezegeni olmaksızın ortaya çıkamayacağı sonucuna vardı.
Bu sonuca dört gaz gezegeni Jüpiter, Satürn, Uranüs ve Neptün'ü
kullanarak değişik simülasyonlarla ulaşan ve bunların çok büyük ayrıca
her an birinin diğerini yok edebilecek durumda olduklarını keşfeden
Nesvorny, gaz gezegenlerinin yaşamlarını sürdürdükleri
konfigürasyonlarda bile, Mars ve Venüs gibi Güneş Sistemi'nin kayalık
gezegenlerin olmayacağını gördü.
Nesvorny, bunun üzerine denkleme beşinci bir gezegeni ekleyince,
bugünkü Güneş Sistemi'nin ortaya çıkma olasılığının çok arttığını tespit
etti.
Kısa süre önce çok sayıda başıboş gezegenin keşfi de bu teoriyi
doğrularken, Nesvorny, Güneş Sistemi'ndeki beşinci gezegenin, Jüpiter'in
çekim gücüne dayanamadığı için, Samanyolu'na fırlatıldığını ve
yıldızlararası uzayda başıboş dolaşan "öksüz gezegenlerden" biri haline
geldiğini düşünüyor.
Bu öksüz gezegenin Neptün ve Uranüs büyüklüğünde ve bunlara benzer bir buz gezegeni olduğu tahmin ediliyor.
Kaynak
Kaynak
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)