29.06.2012
27.06.2012
ASELSAN Stinger
Türkiye'nin ilk milli hava savunma sistemi olan Kaideye monteli Stinger füzelerinin teslimatları tamamlandı. ASELSAN'ın geliştirdiği sistem sayesinde Stinger füzeleri, monte edildiği araç hareket halindeyken de tam isabetle atış yapabiliyor.
Stinger füzelerinin menzili 6-7 kilometre. Sistemin iki çeşidi var. Atılgan ve Zıpkın. Zıpkın, sabit tesislerin ve askeri birliklerin korunması için geliştirildi. Atılgan ise, hareket halindeki zırhlı birliklerin havadan gelecek saldırılarda en güçlü kalkanı. Monte edildiği zırhlı ve paletli aracın durmasına gerek kalmadan ateş edebiliyor. Sistem, radar ve gözle görülebilir hedeflere karşı da üzerindeki kamera sayesinde hedefe kitlenerek çalışıyor. Sistemin kullanılabilmesi için gün ışığı da şart değil. Gece koşullarında da hedefini tam isabetle buluyor. Sistem şimdilik daha çok iç güvenlikte kullanılacak. ASELSAN bu sistemden Hollanda Kraliyet Ordusu için de 18 adet üreterek teslimatını tamamladı.
Stinger füzelerinin menzili 6-7 kilometre. Sistemin iki çeşidi var. Atılgan ve Zıpkın. Zıpkın, sabit tesislerin ve askeri birliklerin korunması için geliştirildi. Atılgan ise, hareket halindeki zırhlı birliklerin havadan gelecek saldırılarda en güçlü kalkanı. Monte edildiği zırhlı ve paletli aracın durmasına gerek kalmadan ateş edebiliyor. Sistem, radar ve gözle görülebilir hedeflere karşı da üzerindeki kamera sayesinde hedefe kitlenerek çalışıyor. Sistemin kullanılabilmesi için gün ışığı da şart değil. Gece koşullarında da hedefini tam isabetle buluyor. Sistem şimdilik daha çok iç güvenlikte kullanılacak. ASELSAN bu sistemden Hollanda Kraliyet Ordusu için de 18 adet üreterek teslimatını tamamladı.
Kaynak :Cnnturk
26.06.2012
Mistik ejderhası mini denizaltı 7 bin metreye daldı
Ulusal basındaki haberlere göre,Çin'in okyanusun derinliklerinde insanlı keşif kabiliyetine ulaştığı belirtildi.Dünyada 90 civarındaki insanlı denizaltının sadece 12'si 1000 metreye dalış yapabiliyor ve birkaçı bu seviyenin altına inebiliyor. Çin' den önce ABD, Japonya, Fransa ve Rusya 6 bin metreye dalabilmişti. Ciaolong'un geliştirilmesine 2002 yılında başlanmış ve 2009'daki ilk test dalışında bin metre seviyesine inilmişti. Yetkililer, Ciaolong'un 5 yıl içinde birkaç pilot bilimsel keşifte kullanılmasının planlandığını belirtiyor. Çin'in derin denizlere dalma teknolojisinin açık bir kaynak olduğunu sık sık vurgulayan yetkililer, yabancı bilimadamlarının da Ciaolong denizaltısını araştırmalar için kullanılabileceğini kaydediyor. Ciaolong'un baş tasarım yardımcısı Sui Veyçıng, Ciaolong'un 7 bin metreye dalışının kendilerini daha emin hale getirdiğini ve bir gün 11 bin metrede serbestçe seyir yapabileceklerini ifade etti. Kaynak
24.06.2012
50 Gigapiksel Fotograf Makinesi Hazır
Kuzey Carolina'daki Duke Üniversitesi ekibine göre AWARE2 isimli prototip aygıt, çözünürlüğü 50 gigapixel'e kadar ulaşan fotoğraflar çekebiliyor.
50 gigapiksel 50 bin megapiksel'e eşit. Makine, 98 minik kameranın bir cihazda bir araya getirilmesi ile çalışıyor.
Fotoğraf makinesi, Duke Üniversitesi'nin Pratt Mühendislik Okulu'ndan mühdendis David Brady ve profesör Michael J. Fitzpatrick tarafından geliştirildi. Brady ve Fitzpatrick'e Arizona ve Kaliforniya Üniversitelerinden bilim adamları da eşlik etti.
Proje, Darpa olarak bilinen ABD Savunma Gelişmiş Araştırma Projeleri Kurumu tarafından finanse edildi. Prototip kameranın kendisi 76.2 santimetre kare ve derinliği 50.8 santim. Brady, "Mikrokameraların her biri, görüş alanının farklı noktalarından bilgi yakalıyor. Esasen bir bilgisayar işlemcisi bütün bu bilgiyi, oldukça detaylı bir görüntüye dikiyor. Makine bir çok durumda fotoğrafçıların göremeyip, daha sonra fotoğrafın kendisine baktıklarında farkına vardıkları görüntüleri yakalıyor" dedi.
5 yıl için piyasadaki tüketicilere yönelik çoğu fotoğraf makinesi, 8'den 40 megapiksel'e kadar fotoğraf çekebilmekte. Pikselleri bireysel veri "noktaları" olarak tanımlamak mümkün, ve piksel ne kadar yüksek olursa, görüntünün çözünürlüğü de o kadar iyi oluyor.
Araştırmacılar, fotoğraf makinelerinin elektronik parçaları küçülmeye devam edip daha verimli hale geldiği sürece, önümüzdeki beş sene içerisinde yeni nesil gigapiksel kameraların sıradan tüketici tarafından erişilebileceğini düşünüyor. Kaynak
Karadeniz Bölgesinde ters fay var
Kandilli Rasathanesi'nin yıllık deprem kayıtları, Karadeniz'in 10 kilometre kadar açığından kıyıya paralel olarak uzanan ters bir fayın varlığını kanıtladı.
Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) Jeoloji Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Osman Bektaş, “Kandilli Rasathanesi'nin yıllık deprem kayıtları, Karadeniz'in 10 kilometre kadar açığından kıyıya paralel olarak uzanan ters bir fayın varlığını kanıtlamıştır” dedi.
Bektaş, Maden Tetkik Arama (MTA) Genel Müdürlüğü tarafından güncellenen Türkiye Diri Fay Haritası'nın Enerji ve Tabii kaynaklar Bakanı Taner Yıldız tarafından kamuoyuna açıklandığını anımsattı.
Haritanın Karadeniz Bölgesi için risk olduğunu savunan Bektaş, “Çünkü bu harita, Karadeniz'de deprem üretme kabiliyeti olan ve bölge için risk oluşturacak fayları içermiyor” diye konuştu.
Kandilli Rasathanesi'nin yıllık deprem kayıtlarının, Karadeniz'in 10 kilometre kadar açığından kıyıya paralel olarak uzanan ters bir fayın varlığını kanıtladığını ifade eden Bektaş, “Öte yandan Doğu Karadeniz'de TPAO ve BP tarafından sürdürülen petrol arama çalışmaları sonucunda Karadeniz Fay Sistemi ayrıntılı bir şekilde ortaya konulmuştur. Kandilli kayıtları ve uydu verileri, TPAO ve BP tarafından saptanan denizdeki Karadeniz fay sistemine ait Trabzon ve Rize aktif faylarının olasılıkla karada da devam ettiğini göstermektedir” diye konuştu.
Deprem Dairesi Başkanlığı'nın haritalarına göre son 100 yıl içerisinde Karadeniz fayı üzerinde büyüklüğü 5 ve 5'den büyük 4 deprem olduğunu belirten Bektaş, “Bunların en büyüğü 6.6 büyüklüğündeki 1968 yılında yaşanan Amasra-Bartın depremidir. Amasra-Bartın'da, karadan yaklaşık 10 kilometre açıkta, ters fay özelliğindeki Karadeniz fayı üzerinde oluşan deprem 29 kişinin ölümüne, 2 bin 100 binanın yıkılmasına, küçük çapta tsunami oluşumuna ve sahil kesiminin yükselmesine neden olmuştur” dedi.
Son günlerde gündeme gelen sağlıklı kent dönüşümü için bölgenin gerçekçi deprem riskinin saptanmasının hayati önem taşıdığını dile getiren Bektaş, “Örneğin yeni fay haritasında, birinci derece deprem bölgesinde yer alan, 1968 depremiyle ağır hasar gören Amasra-Bartın bölgesinde depremi oluşturan fay yoktur. Çünkü fay karada değil, denizdedir. Öte yandan denizdeki faylar da dikkate alındığında uluslararası deprem tehlike haritalarına göre Karadeniz Bölgesi'ndeki binalar, yollar, tünel ve barajlar depreme karşı bugünkünden 3 kat daha fazla güvenli yapılmalıdır” dedi. Kaynak
17.06.2012
ABD nin Casus Helikopteri
Amerikan ordusu, yüksek çözünürlüklü görüntüleme sistemlerine sahip insansız helikopterler geliştirdiğini açıkladı.
Askeri yetkililer, yeni helikopterlerin eşsiz bir izleme kapasitesine sahip olduğunu söyledi.
Helikopterlerden üçünün Mayıs ya da Haziran'dan itibaren Afganistan'da konuşlandırılacağı bildirildi.
Bu helikopterleri Boeing üretti. Ancak ileride diğer şirketlerin de ihaleye girebileceği belirtiliyor.
A160 Hummingbird (Sinekkuşu) sistemleri dikine kalkış ve iniş yapabiliyor. Bu nedenle piste ihtiyaç duyulmuyor.
Askeri yetkililere göre yeni helikopterler havada belli bir noktada asılı kalabiliyor. Diğer insansız araçlarda bu özellik yok.
Helikopterlerin Orta Doğu'ya sevk edilmeden önce Arizona'da deneneceği belirtiliyor.
İnsansız helikopterler, bu yılın başlarında geliştirilen Argus-IS çoklu görüntüleme sistemlerine sahip. Argus, Yunan mitolojisindeki 100 gözlü dev.
Bu teknoloji, taktik görevlerde kullanılan en gelişmiş video sensörleri kullanıyor. 1,8 gigapiksel kameralar cep telefonlarındaki 2 megapiksel kameralardan 900 kat daha keskin görüntü sağlıyor. Kumanda merkezine saniyede 10 kare hızında gerçek zamanlı görüntü aktarılabiliyor.
Casus helikopterler, 6.1 kilometre yükseklikten 168 kilometre karelik bir alanı tarayabiliyor. Aynı anda 65 hedef izlenebiliyor. Araçlar, insanlar ve diğer nesneler farklı yönlere hareket etseler bile takip edilebiliyor.
Kaynak : BBC
Uydular Tarihsel Bölgeyi Bulmayı Yardımcı Olur
Yeryüzünün uydu görüntülerini inceleyen arkeologlar, antik yerleşim yeri olabilecek binlerce bölge keşfettiler.
Dr. Jason Ur, Suriye'nin kuzey doğusunda kazı yapılabilecek 9000 alan bulunduğunu söyledi.
Uydulardan elde edilen görüntüler bilgisayarlarla taranarak görüntülerdeki renk değişimleri ve toprak yığınlarını incelenerek yeni höyükler bulunabiliyor.
Dr. Ur aynı bölgeyi uydu görüntülerini kullanmadan yeryüzünde incelemenin yıllar sürebileceği görüşünde.
Bulgularını National Academy of Sciences dergisindeki bir makalede aktaran yazar, BBC'ye yaptığı açıklamada, bilgisayar programlarıyla haritada insanların 7000 ila 8000 yıl önce yaşadıkları ilginç alanları görmenin mümkün olduğunu söyledi.
Ur'a göre, bilgisayarda incelenen görüntüler sayesinde bölgeyi ziyaret etmeden nereye gitmeleri gerektiğini bilmek, arkeologlara büyük zaman kazandıracak.
Araştırmacı, önce bilgisayar görüntüleri üzerinden hedefi belirlediklerini, önceden yoğun araştırmalara gerek olmadığı için alanlara bizzat gittiklerinde daha çok zamana sahip olduklarını da ifade etti.
Dr. Ur geçmişte gizliliği kaldırılan casus uydu fotoğraflarına bakarak olası kazı alanları bulmaya çalışmış.
Ancak son 3 yıldır Massachusetts Teknoloji Enstitüsünden bilgisayar uzmanı Bjoern Menze ile birlikte çalışarak yeni bir yazılım geliştiren Ur, bu program sayesinde sayede insan gözüyle taranması zor olan çok geniş alanları süratle sınıflandırabildiklerini belirtti.
Bu uygulamanın objektif sonuçlar verdiğini söyleyen Dr. Ur artık daha geniş alanları inceleyebildiklerini söyledi.
Program sayesinde 23.000 kilometrekarelik bir alanda kazı yapılması muhtemel 9000 yeni alan tespit edildi..
Keşfedilen bu alanların kazı çalışmaları yapılmaya çok uygun bir bölge olduğunu anlatan Dr. Ur ancak Suriye'nin şu anda içinde bulunduğu politik durum yüzünden çalışmalarını askıya aldıklarını ekledi.
BBC'ye açıklama yapan Dr. Ur Kuzey Irak'taki Kürt bölgesinde araştırmalara başlamak istediğini belirtti.
Kuzey Irak'taki kazılarla, uydu görüntülerini inceleyen yazılımın güvenilir olup olmadığı da anlaşılacak.
Geçmişte Irak'ta arkeolojik çalışmaların çok yaygın olmadığını ancak artık insanlığa miras kalan bu tarihi alanların önemini anlamanın ve bu kültürel mirası korumanın zamanı geldiğini söyledi.
Kaynak: BBC
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)