11.11.2011

Dünyadaki Suyun Kaynağını


Bilimadamlarına göre, dünyanın oluşumu sırasındaki yoğun ısı nedeniyle gezegendeki ilk sular buharlaştı ve ancak 8 milyon yıl sonra okyanuslar oluşabildi. Bugüne kadar cevabı bulunamayan soru ise, hayatın kaynağı olan suyun nereden geldiğiydi.

Mevcut teoriler, dünya üzerindeki suyun en fazla yüzde 10'unun kaynağının kuyruklu yıldızlar olduğunu işaret ediyordu.

Ancak Almanya'daki Max Planck Enstitüsü'nde görevli bilimadamlarının bugün açıklanan son araştırması, 103P/Hartley 2 adı verilen kuyruklu yıldızdaki buzda bulunan kimyasal bileşimin, dünyadaki deniz suyu ile neredeyse aynı olduğunu ortaya çıkardı.

Hershel Uzay Gözlemevindeki kızılötesi araçları kullanarak Hartley 2 adlı kuyruklu yıldızı inceleyen bilimadamları, bu buluşun kendileri için büyük bir sürpriz olduğunu söyledi.

Bu buluş, taş ve buzdan oluşan kuyruklu yıldızların, dünyadaki suyun asıl kaynağı olduğu teorisini güçlendirdi. Daha önceki teoriler, dünyanın ilk halindeki suyun kaynağının daha çok asteroidler olduğunu savunuyordu. (AA)

7.11.2011

Doğal Deterjan Üretirdi



Zeytinyağı ve defne yaprağından yapılan deterjana ödül... Adana'da faaliyet gösteren bir firma tarafından zeytinyağı ve defne yaprağından üretilen toz deterjanın, Dünya Buluş ve Patent Fuarı'ndan iki ödül aldığı bildirildi

Zeytinyağı ve defne yaprağından doğal olarak üretilen ve kimyasal içermeyen toz deterjanın genel yarışma bölümünde gümüş madalya kazandığı ifade edilen açıklamada, yeni ürünün ayrıca bu yıl ilk kez verilen çevreye saygılı yerel buluşlar dalında da özel ödüle layık görüldüğü kaydedildi.
Şirketin Genel Müdürü ve Adana Sanayi Odası Yönetim Kurulu Sayman Üyesi Ercan Karakaya, Türk Patent Enstitüsü tarafından Türkiye'de ''Yılın Buluşu'' seçilen ve kimyasal içermeyen toz deterjanın iki ödül kazanmasının sevincini yaşadıklarını belirtti.
Kimya Mühendisi Karakaya, şöyle devam etti:
''Kimyasal içerikli olanlardan daha etkin temizleme gücüne sahip deterjan, zeytinyağı ve defne yaprağından üretildiği için çamaşırda ayrıca yumuşatıcı kullanma ihtiyacını da ortadan kaldırıyor. Türkiye'de doğal ürünlere yatırım yapan, sentetik içermeyen toz deterjan üreten ilk firmayız. Yüzde 100 yerli ham madde kullanarak ülke kaynaklarını değerlendirerek büyük katma değer yaratacağız. Hem döviz kaybından kurtulacağız, hem de yöre çiftçisini kalkındıracağız.''
Kaynak: TRT

6.11.2011

Bor Maddesinin Karbondioksit Emisyonu Azaltıyor

Eti Maden İşletmeleri Yönetim Kurulu Başkanı ve Genel Müdürü Orhan Yılmaz, söylüyor ki  ''Laboratuvar ortamında yaptığımız çalışmada borlu çözeltilerle baca gazından çıkan karbondioksidin yüzde 70'ini yok etmeyi başardık''
Karbondioksit emisyonu olduğuna dikkati çeken Yılmaz, ''Bordan elde ettiğimiz bu ürünü eğer sanayiye dönüştürebilirsek, paraya para demeyiz'' diye konuştu. Jet ve roket yakıtından, tank zırhına, deterjandan kağıt sanayiye kadar 500'ün üzerinde alanda yararlanılan bor minerallerinin kullanım alanına bir yenisi daha eklendi.
Şimdi pilot çalışmaya geçeceğiz ve bununla ilgili bir tesis kuracağız. Bu çalışma da bittikten sonra çıkıp herkese 'sizin baca gazlarınızı biz arıtırız' diyeceğiz. Sadece arıtmak değil, bu arıtımı sağlayan ve satabileceğimiz yeni bir borlu ürün üreteceğiz. Bu ürünü sanayileştirebilirsek paraya para demeyeceğiz. Çünkü dünyanın en büyük sorunlarından biri çevreye verdiği zarar nedeniyle karbondioksit emisyonu. Küresel ısınmanın çevre sorunlarının altında hep bu sorun var.
Türkiye, dünya bor talebinin yüzde 47'sini karşılıyor
Bor kimyasalları satışları her geçen yıl artan Eti Maden, dünya bor talebinin yüzde 47'sini karşılıyor. Bu yıl 875 milyon dolar satış geliri hedefleyen Eti Maden, bunun 227 milyon dolarını Hazine'ye temettü olarak ödeyecek.
Bor, inşaat sektöründe, çimentoda mukavemet artırıcı ve izolasyon amaçlı, daha sağlam, hafif ve depreme-ısıya dayanıklı binaların yapılmasında, yalıtımda, ayrıca cam elyafı üretiminde kullanılıyor.
Ahşap korumada, yanmayı önleyici maddelerde, nükleer uygulamalarda, otomobil hava yastıklarında, kanser tedavisinde, füze yakıtlarında atık su temizlemede, bilgisayarlarda, pil ve akülerde, kozmetik, kauçuk ve plastik sanayinde, fotoğrafçılık, havai fişek gibi patlayıcılarda, cam ve seramik sektöründe, sabun ve deterjanlarda, tarım sektörü gibi 500'i aşkın alanda bor kimyasallarından yararlanılıyor.
Kaynak Milliyet

5.11.2011

Güçlü Lazer

Projenin amacı kainat hakkındaki en temel sorulardan bazılarına yanıt bulmak.Büyük Hadron Çarpıştırıcısı’nın izinden yürüyecek olan bu son bilimsel denemede, dünyanın en güçlü lazeri kullanılacak.Lazer’den çıkan ışın öyle yoğun olacak ki, gücü dünyanın güneşten aldığı enerjinin bir kalemin ucu büyüklüğünde bir noktaya odaklandırılması durumunda elde edilecek güce eşdeğer olacak. Bilim adamları bu lazer sayesinde boşluğun dokusu olan vakumu kaynatabileceklerini iddia ediyorlar. Bilinenin aksine, vakum maddeden arınmış halde olmayıp, aslında bir varolup bir kaybolan çok küçük gizemli moleküller içeriyor ama bu moleküller o kadar hızlı hareket ediyorlar ki şimdiye dek kimse bunların varlığını kanıtlayamadı. Bilim adamları yeni lazerin vakum dokularını yırtıp ayıracağını ve bu sayede gizemli moleküllerin ortaya çıkacağını söylüyorlar. Hatta bu lazer sayesinde yeni bir boyut olup olmadığının da belirlenebileceği belirtiliyor. Lazer şu anda var olan en güçlü lazerlerden 200 kat daha güçlü olacak.

4.11.2011

TÜRK HIZLANDIRICI MERKEZİ PROJESİ


Ankara Üniversitesi Fizik ve Fizik Mühendisliği Bölümlerinde 1994'te başlatılan Hızlandırıcı Fiziği çalışmaları, 1997’den itibaren Ankara ve Gazi Üniversitelerinden fizikçilerin DPT desteği ile yürüttükleri Türk Hızlandırıcı Merkezi (THM) fizibilite projesi  2001 yılı başlarında tamamlanmıştır (I. Aşama). 2002-2005 yılları arasında yine Ankara ve Gazi Üniversiteleri işbirliği ile yürütülen iki ayrı proje ile Türk Hızlandırıcı Merkezi ile ilgili genel tasarım çalışmaları tamamlanmıştır (II. Aşama).
Türk Hızlandırıcı Merkezi’nin teknik tasarım raporunu yazmayı ve ülkemizin Ar-Ge amaçlı ilk parçacık hızlandırıcı tesisini kurmayı hedefleyen DPT-YUUP projesi 2006 yılında yürürlüğe girmiştir (III. Aşama). Ankara Üniversitesi koordinatörlüğünde toplam 10 üniversiteden ( Ankara, Gazi, İstanbul, Boğaziçi, Doğuş, Uludağ, Dumlupınar, Erciyes, S. Demirel ve Niğde Üniversiteleri )  104 araştırmacının katılımı ile DPT Yaygınlaştırılmış Ulusal ve Uluslararası Proje (YUUP) formatında yürütülen projenin 2013 yılında tamamlanması öngörülmektedir. Türk Hızlandırıcı Merkezinin kurulumunun 2014-2020 yılları arasında tamamlanması öngörülmektedir (IV. Aşama).
Proje kapsamında yapılan bilimsel çalışmaların sonuçlarına ve ülkemizin ilk hızlandırıcı laboratuarının teknik özellikleri ve araştırma potansiyeli hakkındaki bilgilere ve Türk Hızlandırıcı Merkezinin genel hedeflerine bu sayfadan erişilebilecektir. Ayrıca bilimsel çalışmaların sonuçlarına, uluslararası işbirliklerine, parçacık hızlandırıcıları konusundaki ulusal kongre ve yaz okullarına, proje hakkında yapılan yayın, tez ve seminerler hakkında tüm bilgilere sayfada yer verilmiştir.  
Kaynak:

Anlamlı Sözler

  • Kötümser yalnız tüneli görür, iyimser tünelin sonundaki ışığı görür, gerçekçi tünelle birlikte hem ışığı hem de gelecek treni görür. (J.Haris)
  • Hayal gücü bilgiden daha önemlidir. (Albert Einstein)
  • Hayatta hiçbir büyük saadet gelmez. (Sophokles)
  • İnsanoğlunun yapacakları, hayal ettikleri ile sınırlıdır. (Arthur C. Clarke)
  • Hiçbir şey zor değildir, yeter ki onu ufak parçalara ayırmasını bilelim. (Henry Ford) 
  • ... 

Pardus 2011


Pardus’un ev kullanıcılarını hedefleyen ailesinde en yeni ürünü, Pardus 2011.2, Cervus elaphus kod ismiyle yayınlandı. Birçok gönüllünün katkılarıyla TÜBİTAK BİLGEM bünyesinde geliştirilen özgür işletim sistemi Pardus, günlük yaşamın hemen her alanına yönelik nitelikli, güvenli, yüksek performanslı özgür yazılımları bir arada sunuyor.
İnternet tarayıcı, görüntülü, sesli ya da yazışarak sohbet etmek için tüm ağlara bağlanan yeni nesil uygulamalar, fotoğraf arşivlemek, düzenlemek için profesyonel çözümler, müzik dinlemek ve kataloglamak için yetenekli araçlar, ofis ailesinin her aracı Pardus’la birlikte sisteme kuruluyor. Kullanıcıların ayrıca uygulama kurması gerekmiyor.
Pardus 2011.2 ile sürücü derdi kalmıyor.
Pardus tüm donanımlar için Linux çekirdeğiyle sağlam ve yüksek performanslı sürücüleri hazır getiriyor. Böylece sistem kurulduktan sonra İnternet üzerinden ya da CD’ler aracılığıyla ekran kartına, yazıcılara erişmek için tek tek sürücü kurma derdi kalmıyor.
Antivirüs aramaya son
Pardus güvenli mimarisi sayesinde virüs bulaşmasına izin vermiyor. Antivirüs yazılımlarına ödenen paralar ve bu uygulamaların çalışırken kaynak israf etmesi tarih oluyor. Pardus’ta çalışan ve uygulama deposundan edinilebilen antivirüs programları ise, Pardus kurulmamış bilgisayarlara yardım etmek ya da virüs bulaşmış taşınabilir diskleri, usb çubukları temizlemek için çalışıyor.
Kullanımı, kişiselleştirmesi kolay işletim sistemi
Pardus, özgür yazılım dünyasındaki en başarılı uygulamaları bir araya getirirken, masaüstü kullanımına yönelik görev ve yaklaşımlara da yenilikçi çözümler sunuyor. Pardus Teknolojileri ile bilgisayarın kullanımı, sistemin kişiye özel hale getirilebilmesi, ayarlaması kolaylaşıyor. Kullanıcı bilgisayarın yapabildiklerine göre değil, bilgisayar kullanıcının isteklerine göre çalışıyor.
Kaynak: Pardus

23.09.2011

Özel Görellik Deneysel Olarak İnceleniyor.

Parçacık fiziği uzmanları, Albert Einstein’ın özel görelilik kuramını çökertebilecek bir açıklama yaparak ışıktan hızlı “nötrino” parçacıkları bulduklarını iddia etti. Eğer iddia doğrulanırsa, Einstein'ın evreni kavrayışımızın temel taşlarından birini oluşturan ve hiçbir şeyin ışıktan daha hızlı ilerleyemeyeceğini öne süren özel görelilik kuramı ortadan kalkabilir. 
Gran Sasso bilim tesisindeki bilim insanları, bugün sunacakları delillerle, geçmiş ile şimdiki zaman arasındaki bağı kullanarak ve etki-tepki arasındaki temel prensipleri ele alarak geçmişe bilgi gönderebilme olasılığını açıklamaya çalışacak.
Bilim insanları, İsviçre’de bulunan dünyanın en büyük parça fizik laboratuarı CERN’de yapılan tarihi bir deneyin sonuçlarını açıklayacak.Opera adı verilen deney kapsamında, CERN’den yola çıkan “atom altı parçacıklar” (nötrino) 730 km mesafe kat ederek Gran Sasso laboratuarına gönderildi. 
Aynı yolculuk, bir ışın için 2,4 mili saniyelik yolculuk anlamına geliyor. Öte yandan, üç yıl boyunca süren deneylerde 15 bin nötrinoyu Gran Sasso’ya gönderen bilim insanları, atom altı parçacıkların saniyenin altı milyarda biri kadar bir farkla daha hızlı hareket ettiğini tespit etti. Alınan sonuçtaki hata payı ise bir saniyenin 10 milyarda biri kadar eksik veya fazlası olarak belirtildi. 
Yapılan deneylerin sonucuna göre, ışık hızı saniyede 299,792,458 metre iken, nötrinolar saniyede 299,798,454 metre hızla yol aldı. Alınan son derece beklenmedik sonuç yüzünden deneyi gerçekleştiren bilim insanları bile şüpheye düştü. Fizikçiler, diğer laboratuarlar sonucu doğrulayana kadar şüphelerinin devam edeceğini belirtti. 
Opera deneyinin koordinatörü Antonio Ereditato Guardian’a yaptığı açıklamada, “Alınan sonuç bizi hayrete düşürdü. Ancak bu sonuç doğrulanıncaya kadar bir keşif olarak kabul edilmeyecek. Böyle bir sonuç aldığınızda hata yapmak istemezsiniz. Aylardan beri hiçbir sorun yaşamadan testler yapıyoruz ve şu ana kadar bir hata bulamadık” dedi. 
Dortmund Üniversitesi’nden Heinrich Paes ise Opera deneyinden alınan sonucu açıklayabilecek bir teori ortaya attı: Nötrinolar uzay-zamanda kısa bir yol seçerek Cern’den Gran Sasso’ya ek boyutlar aracılığıyla ulaşıyor. Paes, “Böylece nötrinolar aslında daha hızlı olmamalarına rağmen ışıktan daha hızlı hareket etmiş gibi görünebilir” dedi. 

Nötrinolar Işık Hızını Geçer Mı

Tarihin en kapsamlı fizik deneyinin yapıldığı Avrupa Nükleer Araştırma Merkezi'ndeki (CERN) bilim adamları, atomaltı parçacıkların ışıktan daha hızlı hareket ettiğini ölçtüklerini öne sürdü. 
Uzmanlar, İtalya'da Alplerin kolu olan Apenin Dağları'nın altında bir laboratuardan 700 kilometre ötedeki diğer laboratuara fırlatılan nötrinoların hedefe saniyenin milyarda biri kadar önce vardığını hesapladılar.
15 bin defa ölçüm yapan bilimadamları sonucun kendilerini şaşırttığını, bu nedenle ABD ve Japonya'dan başka kuruluşlardan da bağımsız şekilde bu ölçümleri değerlendirmelerini istediklerini açıkladı.
Araştırmacılar o zamana dek bu bulgulara temkinli yaklaştıklarını söylüyor.
Albert Einstein'e göre hiçbir şey ışıktan daha hızlı hareket edemez. Ancak doğrulandığı takdirde bu deney, Albert Einstein'in Özel Görelilik Kuramının bazı kısımlarını tersine çevirebilir, evrenin nasıl işlediğini açıklayan yasalar alt üst olabilir.
CERN araştırmacıları, sonuçların ABD ve Japonya tarafından da doğrulanmasını bekliyor. Eğer iddia doğrulanırsa fiziğin temellerinden; "hiçbir şey ışıktan hızlı değildir" kuralı yıkılmış olacak.

21.09.2011

Güneş Sistemindeki Olmayan Gezegen Hakkında


Bilimadamları, Güneş Sistemi'nde bir zamanlar Satürn, Jüpiter, Uranüs ve Neptün'ün yanı sıra 5. bir gaz gezegeni bulunduğunu düşünüyor.
ABD'nin Colorada eyaletindeki Güneybatı Araştırma Enstitüsü'nden David Nesvorny ve ekibi tarafından yapılan araştırmada, Güneş Sistemi'nin 4 milyar yıl önce neye benzediğini anlamak için değişik bilgisayar canlandırmaları kullanıldı.
Bu araştırması sırasında gezegenlerin henüz yörüngelerine tam oturmadığını ve hareketli olduklarını keşfeden Amerikalı astronom, bir dizi test sonrasında bugün anladığımız Güneş Sistemi'nin beşinci bir gaz gezegeni olmaksızın ortaya çıkamayacağı sonucuna vardı.
Bu sonuca dört gaz gezegeni Jüpiter, Satürn, Uranüs ve Neptün'ü kullanarak değişik simülasyonlarla ulaşan ve bunların çok büyük ayrıca her an birinin diğerini yok edebilecek durumda olduklarını keşfeden Nesvorny, gaz gezegenlerinin yaşamlarını sürdürdükleri konfigürasyonlarda bile, Mars ve Venüs gibi Güneş Sistemi'nin kayalık gezegenlerin olmayacağını gördü.
Nesvorny, bunun üzerine denkleme beşinci bir gezegeni ekleyince, bugünkü Güneş Sistemi'nin ortaya çıkma olasılığının çok arttığını tespit etti.
Kısa süre önce çok sayıda başıboş gezegenin keşfi de bu teoriyi doğrularken, Nesvorny, Güneş Sistemi'ndeki beşinci gezegenin, Jüpiter'in çekim gücüne dayanamadığı için, Samanyolu'na fırlatıldığını ve yıldızlararası uzayda başıboş dolaşan "öksüz gezegenlerden" biri haline geldiğini düşünüyor.
Bu öksüz gezegenin Neptün ve Uranüs büyüklüğünde ve bunlara benzer bir buz gezegeni olduğu tahmin ediliyor.

Kaynak

5.09.2011

“Tumblr” nedir nasıl kullanılır ne işe yarar

* Bunun ardından kullanıcı kendisine bir tema seçerek ‘blog’una içerik girişi yapabiliyor.
* Burada da giriş işlemi oldukça basit. Bilgisayarda yer alan bir metin, fotoğraf, video, link, ses kaydı blog sistemine hızlı bir şekilde yüklenebiliyor.
* İnternette kişisel blog (günlük) açılmasını sağlayan bir platform.
* Ücretsiz olarak, kullanıcı adı ve şifre yoluyla üye olunarak bir hesap açılıyor. Ardından kullanıcı sitesine bir isim vererek internette ‘blog’unu yayınlamaya başlıyor.
* Bu sayede sosyal medya aktif bir kullanıcı tüm arkadaş gruplarını tek platformda toplayabiliyor.
* İngilizce olarak işe başlayan Tumblr.com’un şu anda desteklediği diller arasında Türkçe de bulunuyor.
* Siteye kullanıcı istediği ismi veriyor. Örneğin kullanıcı “yemek” adlı bir blog açmak isterse, ve bu isim herhangi biri tarafından alınmamış ise, ‘yemek.tumblr.com’ adresinde internette bir blog açılıyor.
* Gönderilen Tweet’ler, Facebook’ta paylaşılan içerikler, herhangi bir chat programında yazılan metinleri birkaç saniye içinde bu sistemde blog ağında yayına almak mümkün oluyor.
* Kullanıcılar Tumblr’da açtığı siteyi sadece bilgisayardan değil iPhone, iPad gibi cihazlardan da yönetip, içerik girişi yapabiliyor.

Tumblr git

Interneti hızlandılan Yinelik

Dünyada bilinen en ince madde olan grafenin eskisine oranla daha çok ışığı emmesini ve elektriğe dönüştürmesini sağlayacak yeni bir yol bulan İngiliz bilim adamları, internet ve diğer optik iletişimlerde süper hıza ulaşmanın yolunu açtı. Andre Geim ile Kostya Novoselov'un da bulunduğu ekibin,  grafen maddesi ile metalik nano yapıları birleştirmek suretiyle grafenin emebileceği ışık miktarını 20 kat artırarak elektrik enerjisine çevirmenin mümkün olduğunu gösterdi. 
Sadece bir atom kalınlığında olmasına karşın çelikten 100 kat daha sert bir çeşit karbon olan grafen hakkında daha önce yapılan araştırmalar, bu madde üstüne yerleştirilmiş iki birbirine yakın metalik kabloya ışık yansıtmak suretiyle elde edilen güneş pili ile elektrik elde etmenin mümkün olduğunu göstermişti. 
Araştırmacılar, grafenin yapısındaki elektronların hareketliliği ile hızının yüksek olması sayesinde bu şekilde üretilen grafenli araçların hızının, internet kablolarında kullanılan iletişim hızından onlarca ve potansiyel olarak yüzlerce kat yüksek olabileceğini ortaya koymuşlardı. Grafenin ışığı sadece yüzde 3 gibi çok düşük oranda emmesinin ve geri kalan ışığın ise elektrik enerjisi üretimine katkısının bulunmamasının, bu maddeden üretilen araçların verimini düşürdüğünü belirten araştırmacılar, bu sorunu, grafenden üretilen araçların gündelik hayatta kullanımının önündeki en büyük engel olarak gösteriyordu. Ancak Novoselov'un başkanlığındaki ekip, İngiltere'deki Manchester ile Cambridge üniversitelerinin işbirliğiyle yaptıkları çalışmayla plazmonik nano yapılar adı verilen, büyüklükleri ancak molekül ile mikroskobik yapılar arasında kalan, çok küçük metalik yapıları grafenin üstüne özel olarak ayarlanmış bir şekilde yerleştirerek bu sorunu aşmanın yolunu buldu. 
''Dünyada önde gelen pek çok elektronik şirketi yeni nesil araçlarında grafenden yararlanmak istiyor. Yaptığımız çalışma grafenin şansını kesinlikle daha da artırdı'' diye konuştu. Araştırmaya katılan bilim adamlarından, son derece küçük kablolar üzerinde çok büyük hızda bilgi aktarımı metodu olarak tanımlanan plazmonik uzmanı Alexander Grigorenko, ''Plazmonik nano yapıların grafenden yararlanılarak yapılan araçların verimini iyileştirmesini bekliyorduk, ancak verimdeki iyileşmelerin böylesi yüksek bir oranda olması bizim için hoş bir sürpriz oldu'' dedi. Araştırmaya katılan bilim adamları arasında bulunan Cambridge Üniveristesi mühendislik bölümünden Andrea Ferrari de bulgularının, ışığın oluşturulması, kontrolü ve belirlenmesi yönündeki çalışmaları kapsayan fotonik bilimi ve ışığı yönlendiren ve kontrol eden elektronik araçların geliştirilmesi açısından grafen maddesinin büyük bir potansiyele sahip olduğunu gösterdiğini söyledi. Ferrari, grafenin kendine has optik ve elektronik özellikleriyle plazmonik nano yapılarla birleştirilmesinden büyük oranda yararlanmanın mümkün olduğunu sözlerine ekledi.

4.09.2011

Bizim Akıncı 1 Robotumuz

Konya'da bir yazılım firması, sesli komutları yerine getirebilen, insan hareketlerini taklit etme yeteneğine sahip robot geliştirdi.
Merkezi Konya'da bulunan yazılım şirketinin Yönetim Kurulu Başkanı Özgür Akın, yaptığı açıklamada, 2009'da robotik teknolojileri konusunda araştırmalar yapmak üzere laboratuvar kurduklarını, burada ARGE faaliyetlerine başladıklarını bildirdi.
''Akıncı-1'' adını verdikleri robotun, bir insanın figürlerini yapabilecek şekilde kas yapısına sahip olduğunu belirten Akın, şunları kaydetti:
''Bu robotun kas sistemlerini kendi çizimlerimiz ve projelerimizle geliştirdik. İnsanların yapabildiği hassas hareketler hariç ana hareketlerin birçoğunu yapabiliyor. İnsan kas sistemini ve hareketlerini birebir taklit etme yeteneğine sahip robotumuz, duyma ve konuşma eylemini gerçekleştiriyor. Matematiksel işlemleri çözümleyebiliyor. Robotta yürümeyi gerçekleştirecek kas yapısına sahibiz ancak denge konusunda sıkıntılar yaşadık. Ancak ilerleyen zamanlarda tam yürüme hareketini gerçekleştirecek hale getireceğiz.''
''2015'te bu robotları pazara sunacağız ve çeşitli hizmetlerde yer almaya başlayacak. Mesela bir süpermarkette tanıtım yapabilecek, çeşitli hizmet sektörlerinde tezgahtarlık yapabilecek. Havalimanlarında, otogarlarda  yönlendirme, tanıtma gibi görevler alabilecek. Bir garsoniyer hizmet gerçekleştirebilecek ya da park ve bahçelerde farklı görevler alabilecek.''

Kaynak

30.08.2011

Gazi Üniv. Fen Bilimleri Enstitüsü 2011 - 2012 (Güz-I.YARIYIL) Akademik Takvimi


I.YARIYIL
05.09.2011 - 09.09.2011Yeni kazanan Öğrenciler İçin Kesin Kayıt
12.09.2011 - 14.09.2011Ders Kayıtları
16.09.2011Danışman Onayı (son gün)
19.09.2011Derslerin Başlaması
29.09.2011 - 30.09.2011Mazeretli Geç Ders Kayıtları
29.09.2011 - 30.09.2011Ders Ekleme Bırakma
04.10.2011Danışman ve Anabilim Dalı Başkanlığınca İmzalanan Ders Kayıt Formlarının Enstitüye Gönderilmesi İçin Son Gün
30.12.2011Son Yarı Yılını Kullanan Öğrenciler için İlk Tez Kontrollerinin Yapılması ve Tez Savunma Jüri Teklifleri için Son Gün
30.12.2012Derslerin Tamamlanması
02.01.2012 - 15.01.2012Yarıyıl Sonu Sınavları
23.01.2012Yeterlik Başvuru Formunun verilmesi için son gün
23.01.2012Sınav Sonuçlarının İnternetten Girilmesi için Son Gün (Seminer ve Danışman Değerlendirmesi Dahil)
23.01.2012Danışman ve Tez Konusu Öneri Formlarının Enstitüye İletilmesi için Son Gün ( 2011-2012 Eğitim-Öğretim Yılı I. Yarıyılında Kayıt Yaptıran Öğrenciler İçin)
27.01.2012Sınav Sonuçları Çıktılarının ilgili Öğretim Üyelerince imzalanarak Enstitüye Gönderilmesi için Son Gün (Seminer ve Danışman Değerlendirmesi Dâhil)
31.01.2012Uzmanlık Alan Derslerinin Girilmesi İçin Son Gün. (Mezuniyet İçin Jüri Teklifleri Gönderilen Öğrencilerin Uzmanlık Alan Dersleri Notlarının Dönem İçerisinde Girilmesi Gerekmektedir.)
KAYNAK

29.08.2011

Google TV geliyor

Siteye git
Google Başkanı Eric Schmidt Cuma günü Edinburgh TV fuarında müjdeyi verdi. Google TV Avrupa'da gelecek yılın başında hizmete girecek.

İzleyicilere internet ve televizyon içeriğinden bir karışım sunacak olan Google TV'de TV ekranında bir browser(gezgin) programıyla gezinilecek.

Ancak Google'ın işi kolay değil. Birçok TV içerik üreticisi kanal Google TV'ye şüphe ile yaklaşıyor ve içerik arşivini paylaşmayı reddediyor. ABD'de deneme yayınında olan Google TV'ye üç büyük kanal karşı çıkmıştı. Gerekçeleri ise reklam gelirlerinde yaşanacak büyük düşüşler. Bunun üzerine Google TV'ye set top box sağlayan firma Logitech cihazlarını 299 dolardan 99 dolara kadar düşürmüştü.Bugüne kadar özellikle Youtube'a sahip olmasına rağmen Google TV işinde henüz başarıyı yakalamadı.

Ancak bu direnç kırılırsa hem Youtube hem de tüm TV'lerin arşivleri Google'a açıldığında izleyici de tüm içeriklere Google TV üzerinden istediği zaman kolaylıkla ulaşabilecek.
Google'ın bu konuda eli daha güçlenmiş gözüküyor. Çünkü Motorola Mobility'nin 15 bin patenti arasında internet TV ile ilgili patentler de yer alıyor. Schmidt ise bu patentlerle ilgili görüşlerini Google TV'nin sunumunda belirtmedi. Ancak teknik olarak Google'ın eline TV'ler karşısında bu patentlerin bir koz vereceği söyleniyor.
kaynak,

28.08.2011

Sketchup Programı

Sizde kendi evinizi Google Earth’ün içinde gördüğümüz 3 boyutlu yapılar gibi yapıp Google Earth'e yüklemek ister misiniz? O zaman Google SketchUp’ı öğrenin
3 boyutlu çizimler yapmak bu işle profesyonel olarak ilgilenmeyen kişiler için zorlu bir iştir ve deyim yerindeyse göz korkutur. Başarılı projelere imza atan Google, 3 boyutlu çizimle profesyonel olarak ilgilenmeyen ancak yine de bu tür çizimler yapmak isteyen kişiler için kullanımı basit bir araç geliştirdi. Google SketchUp adı verilen aracı kullanmak için internetten indirip bilgisayarınıza kurmanız gerekiyor. Google, bu programı tanıtırken “Herkes için 3D” sloganını kullanıyor.


Program dersleri için tıkla .....1 2 3.....

25.08.2011

Tv de Dokunmatik Ekran Özelliği Kazanabilir

Tayvan'da faaliyet gösteren ve yenilikçi ürünler konusunda uzmanlaşmış olan Ar-Ge kurumu Industrial Technology Research Institute, dokunmatik ekranlardaki akıllı telefon ve tablet egemenliğini kırmaya hazırlanıyor. Geliştirdikleri yeni bir donanım ünitesi sayesinde standart LCD televizyonlara dokunmatik kontrol özelliği getiren araştırmacılar, bu sayede özellikle etkileşimli uygulamalar veya sunumların LCD TV'ler ile çok daha pratik bir şekilde gerçekleştirilebilmesini sağlamış oluyorlar.

Firma yetkilileri şu an için sadece prototip ürettiklerini açıkladılar ama bu prototipin şimdiden büyük ilgi gördüğünü, çok geçmeden seri üretimin mümkün olduğunu da açıkladılar. Geliştirilen donanım ünitesi TV'lerin ilk üretim anında yerleştirilerek doğrudan dokunmatik LCD TV'lerin pazara çıkmasını sağlayabileceği gibi, tercih edenler için var olan LCD TV'lerin üzerine monte edilerek standart TV'lere dokunmatik ekran özelliği kazandırmak da mümkün.

Firma henüz seri üretime geçmediği için fiyatlandırma konusunda kesin bir şey söyleyemese de, standart bir LCD TV'nin fiyatının bu dokunmatik ekranla beraber yaklaşık 1,5 katı yükseleceğini ön görüyorlar...
Kaynak

Lion-Nikel pillerin ömrü artıyor.


Li-ion pil teknolojisi daha uzun pil ömrü ve sıcaklığa daha fazla dayanıklı ve uzun ömürlü bir hale geliyor.

Bugün kullandığımız Li-ion piller kısıtlı ömre sahip. Bunun nedeni ise Lityum iyonlarını taşmakla görevli elektrolitlerin altındaki kristal depolanması. Elektrolitlerdeki asitler ayrıca genelde mangan, nikel, kobalt veya bakırdan olan katotların erimesine neden oluyor.

Leyden Energy firmasının ürettiği yeni Lithium-Imide piller, çok özel bir tuz ile elektrolitlerin sıcaklık veya nemden etkilenmesini engellediği gibi katotlar için özel bir koruyucu etmen oluyor.

Teknik anlatımı bir kenara bırakırsak, bu çok daha uzun ömürlü piller demek. Yani 1000 kez şarjdan çok daha fazla şarj olabilen, çok yüksek sıcaklıklara dayanıklı ve üç yıldan gibi sürede ömrünün sadece yüzde 20'sini tamamlayan piller demek.

Kıyaslama yapmak gerekirse günümüz Li-ion pilleri 500 şarjda ömürlerinin %50'sini kaybediyorlar.

Leyden Energy'nin Li-Imide pilleri çoktan kulllanılmaya başlandı. Özellikle elektrik motosikletlerde bir çok örneği mevcut. Firma pillerin tüketici elektroniklerinde de kullanılmaya hazır olduğunu belirtiyor.
kaynak

24.08.2011

İnsan Beyine Daha Yakın Çipler Yapılacak

Popular Science dergisinde yer alan habere göre, IBM insan beynindeki nöronlar, sinapslar ve aksonlara benzer işlevlere sahip çipler oluşturmayı amaçlıyor. Böylece oluşturulacak çipler çok daha az güç gerektirecek.

IBM firması DARPA'nın yardımıyla, canlı bir beyin üzerinde öğrenebilen ve hatırlayabilen "nörosnaptik" isimli 2 çip prototipi yaptı. Beynin sinapsları ve nöronları üzerinde temellenen bu ilk jenerasyon hesaplama çekirdekleri güç, hız ve verimlilikte büyük bir atılım sunuyor.

Beyinden ilham alınarak oluşturulan bir çift bilgisayar çipi, gelecekte dünyanın bilgisayar mimarisinde ve yapay zeka konusunda yeni başarılar getirebilir.

45 nanometrelik silikon/metal oksit yarı iletken platform üzerinde oluşturulan çiplerde 256 nöron bulunuyor. Bir çip 262 bin 144 programlanabilir sinaps içerirken diğer çip ise ötekinin hareketlerini hatırlayan ve öğrenebilen 65 bin 536 sinaps içeriyor. IBM'de görevli araştırmacılar navigasyon, makine vizyonu, örnek hatırlama, çağrışımlı bellek ve sınıflandırma konularında deneyler için hesap çekirdeklerini kullandı. Bu çipler, uyum sağlayarak yeniden ve değişik şekilde tanımlanabilen, tüme dayalı öğrenme gibi özelliklere sahip bilgisayarlar için geleceğe yönelik bir adımdır.

IBM'in uzun süreli hedefi ise 10 milyar nöron ve 100 trilyon sinaps'a sahip, saatte 1 kilowatt enerji tüketen ve bir ayakkabı kutusuna sığabilen bir bilgisayar oluşturmak. Bu ise insan beyninden daha güçlü bir bilgisayar anlamına geliyor.

Cam Cd


Cam CD"ye 260GB veriyi sığdırdılar! Küçücük bir cam parçası üzerine veri yazdılar; 260 GB'lık CD'leri hayal olmaktan çıkarttılar!

Araştırmacılar, basit bir cep telefonunun ekranından büyük olmayan bir cam parçasına 50GB boyutunda veriyi sığdırmanın bir yolunu buldular.

1000°C sıcaklığa dayanabilen "cam bellek", çarpma ve düşme gibi durumlardan da etkilenmiyor. Southampton Üniversitesi araştırmacılarının cam üzerine veri kaydetmekte kullandığı yöntem ise, ince bir cam tabakasına "nanoyapılar" kazımak üzere güçlü bir lazer kullanmak.

Profesör Peter Kazansky ve Martynas Berensa'nın Reg Hardware'e yaptığı açıklama göre her nanoyapı, yaklaşık bir mikron boyutunda ve 10nm kalınlığında, 100-200-nm aralıklarında "platelet"lerden oluşuyor. Polarize ışık, yapı içerisinden geçtiğinde ışığın çapı ve yönü gibi karakteristikler değişiyor. Veri, ışığın depolama yapısına girdiği hali ile çıktığı hali arasındaki farklara bakılarak okunuyor.

Araştırmacılara göre standart bir CD boyutundaki diske 260GB boyutunda veriyi sığdırmak mümkün oluyor. Belki de en önemlisi, bu verileri silmek ve yeniden yazmak da mümkün.

Takıma göre teknolojinin ticari bir hal alabilmesi için şu an üzerinde en çok çalışılması gereken, ışığın kodunun çözülmesi işlemini daha kolay bir hale getirmek.

22.08.2011

ibu güz 2011-2012 yılınları arasında akademik takvimi

ABANT İZZET BAYSAL ÜNİVERSİTESİ,
2011-2012 EĞİTİM - ÖĞRETİM YILI AKADEMİK TAKVİMİ
(Tıp ve Diş Hekimliği Fakülteleri ile Mengen Meslek Yüksekokulu Hariç)

I. YARIYIL
20 Haziran - 01 Temmuz 2011Lisansüstü Programlara Başvurular
04 - 15 Temmuz 2011Yabancı Uyruklu Öğrenci Başvuruları
05 Temmuz 2011Lisansüstü Öğretimi Yabancı Dil Sınavı
07 Temmuz 2011Lisansüstü Öğretimi Bilim Sınavı
11 - 15 Temmuz 2011Lisansüstü Öğrencilerinin Kesin Kayıtları
29 Temmuz 2011Kayıt Hakkı Kazanan Yabancı Uyruklu Öğrencilerin Listesinin Öğr. İşl. D.Başkanlığı'na Bildirilmesi İçin Son Tarih.
08 - 19 Ağustos 2011Kurum İçi ve Kurum Dışı Yatay Geçiş Başvuruları
05 - 09 Eylül 2011Üniversitemizi Yeni Kazanan Öğrenciler ile Yabancı Uyruklu Öğrencilerin Kesin Kayıtları
07 Eylül 2011Kurum İçi ve Kurum Dışı Yatay Geçiş Başvurusu Sonucu Kesin Kayıt Hakkı Kazanan Öğrencilerin Listesi ve İntibak Kararlarının Öğr. İşl. D.Başkanlığı'na Bildirilmesi için Son Tarih.
12 Eylül - 16 Eylül 2011Kurum İçi ve Kurum Dışı Yatay Geçiş Hakkı Kazanan Öğrencilerin Kesin Kayıtları.
15 Eylül 2011Öğrenci İşleri Otomasyonunda Haftalık Ders Programlarının, Dersler ve Grupları için Öğretim Elemanı Tanımlamasının ve Danışman Tanımlaması / Güncellemesi için Son Tarih.
19 - 25 Eylül 2011Ders Kayıtları
23 Eylül 2011Tez Çalışması ve Uzmanlık Alan Ders Notlarının Enstitü Müdürlüğüne Teslimi İçin Son Gün, Bahar Dönemi Sonu İtibariyle Mezun Sayılabilmek İçin Tez Savunmasına Girilebilecek Son Tarih
26 Eylül 2011Derslerin Başlaması, Dil-Mer Müdürlüğü Yabancı Dil Muafiyet Sınavı
27 Eylül 2011Dil-Mer Müdürlüğü İngilizce Hazırlık Sınıfı Muafiyet Sınavı
03 - 09 Ekim 2011Ders Ekleme-Bırakma Dönemi
07 Ekim 2011Özel Öğrencilik Başvuruları ve Kayıtları İçin Son Tarih
06 Ocak 2012Derslerin Sona Ermesi (Lisans ve Lisansüstü Programlarda Tez Çalışması ve Uzmanlık Alan Dersleri Hariç)
9 - 20 Ocak 2012Dönem Sonu Sınavları
25 Ocak 2012Notların Girilmesi ve Öğr. İşl. D.Başkanlığı'na Teslimi İçin Son Gün (Tez Çalışması ve Uzmanlık Alan Dersleri Hariç)
01 - 03 Şubat 2012Tek-Çift Sınavları


kaynak






21.08.2011

En Çok Radyasyon Alan Grup Uçak Personeli

Pilot ve kabin memurlarının maruz kaldığı kozmik ışınlar, 2004 ile 2009 arasında yüzde 20 oranında arttı. Işınların oranı, yaklaşık 11 yılda bir, Güneş'in faaliyetleri doğrultusunda değişim gösteriyor.

Pilot ve kabin memurlarının maruz kaldığı kozmik ışınlar, 2004 ile 2009 arasında yüzde 20 oranında arttı.
Alman Federal Işınlara Karşı Koruma Dairesi tarafından yapılan açıklamada, bu önemli artışın sebebinin, normalde kozmik ışınları engelleyen Güneş'in faaliyetlerinin azalması olduğu bildirildi.

Kozmik ışınların oranı, yaklaşık 11 yılda bir, Güneş'in faaliyetleri,doğrultusunda değişim gösteriyor.

Açıklamada, 2004 ile 2009 arasındaki yüzde 20'lik artışla bir çalışanın ,maruz kaldığı ortalama radyasyonun 2,35 milisieverte yükseldiği belirtildi.

Uçak personeli, mesleki olarak en fazla radyasyona maruz kalan gruplar ,arasında yer alıyor.

kaynak


Dünyanın başlangıcıyla ilgili sırrı çözeceği düşünülen “Tanrı parçacığı”nın varlığının kanıtlandığı öne sürüldü

İsviçre’deki Avrupa Nükleer Araştırma Merkezi’nde (CERN) , kütleyi maddeye dönüştürdüğü düşünülen ve Tanrı parçacığı olarak bilinen ‘Higgs bozonu’ adlı atom bileşeninin varlığına ilişkin önemli veriler bulundu. Bugüne kadar 10 milyon dolar harcanan deneyde kurşun iyonlarıyla yapılan çarpışma deneyinde, ‘Higgs bozonu’na oldukça yakın 60 adet parçacık keşfedildi. Keşif, merkezdeki “Büyük Hadron Çarpıştırıcısı”nda, protonların dünyanın oluşumunda ortaya çıkan sıcaklık derecesine kadar ısıtılması ve birbirlerine ışık hızında çarpıştırılmasıyla gerçekleştirildi.

Bilim insanları 60 “Tanrı parçacığı” adayını elde etmek için 180 trilyon protonu çarpıştırdı. Uzmanlar böyle bir parçacığın var olduğu bilgisinden emin olduklarını ama elde edilen aday parçacıkların daha da geliştirilmesi gerektiğini belirtti. Deneyin sonuçları Fransa’nın Grenoble kentindeki konferansa sunuldu.

Büyük Hadron Çarpıştırıcısı, Cenevre yakınlarında, yerin 100 metre altında inşa edilmişti. İlk kez 2008’de ateşlenen çarpıştırıcı ile dünyanın başlangıcına sebep olan büyük patlamanın sırrı araştırılıyor.

kaynak

18.08.2011

Türkiye'nin ürettiği ilk taarruz helikopteri Atak, göreve hazır

Montaj ve sistem entegrasyonları tamamlanan Atak, nam-ı diğer T-129, dün Akıncı üssünden havalanarak Türk semalarına 'merhaba' dedi. Havada 90 dakika kaldı, tüm testlerini başarıyla tamamladı.

Türkiye'de üretilen ilk taarruz helikopteri Atak, ilk uçuşunda bütün testlerden tam not aldı. Montaj ve sistem entegrasyonları tamamlanan Atak, nam-ı diğer T-129, dün Akıncı üssünden havalanarak Türk semalarına 'merhaba' dedi. Sabah saat 05.30'da havalanarak 90 dakika havada kalan ve gerekli tüm testlerini başarıyla tamamlayan Atak, göreve artık hazır.

Türk-İtalyan ortak yapımı taarruz tipi Atak helikopteri projesinin bütçesi toplamda 3 milyar doları buluyor. Dev projede AgustaWestland'ın yanı sıra TUSAŞ, Aselsan ve Roketsan gibi milli savunma sanayii şirketleri de kilit rol üstleniyor. T-129, İtalyan Agusta'nın daha önce ürettiği A-129'un geliştirilmiş versiyonu. İlk yerli üretim helikopter, Aselsan'ın geliştirdiği görev bilgisayarını kullanıyor. Yine gövdesindeki binin üzerindeki parçada Türk imzası yer alıyor. Savunma kaynaklarının verdiği bilgilere göre, projenin bir sonraki ayağında gövde ve transmisyon gibi kritik parçalar da Türkiye'de üretilecek. Helikopterin silah sisteminde Türk şirketleri etkin olarak yer alacak. Atak'ın Roketsan'ın seri üretim için geri sayıma başladığı havadan karaya fırlatılan Cirit füzelerini de taşıması bekleniyor. Yine Roketsan tarafından üretilen Hydra da Atak'ta kullanılması muhtemel silah tipleri arasında yer alıyor. T-129 ayrıca, havadan karaya anti-tank füzesi (hellfire) taşıyıp uçaksavar füzesi Stinger atabilecek özelliklere sahip. Türk Kara Kuvvetleri'nin ihtiyacı olan 50 kesin ve 41 opsiyonel taarruz ve taktik keşif helikopterinin, milli imkanlarla geliştirilecek yazılım ve donanım ürünlerinin bir araya getirilmesiyle Türkiye'de üretilmesi hedefleniyor. Türk Havacılık ve Uzay Sanayii'nden (TUSAŞ) edinilen bilgiye göre, P-6 ismiyle uçacak olan prototipin son eksiklerinin giderilmesi için geceli gündüzlü bir çalışma yürütüldü. Test uçuşları Türkiye'de gerçekleştirilecek olan P-6 isimli prototipin gövde, motor ve pervanesi İtalya'dan geldi. Görev bilgisayarı ve seyrüsefer sistemleri ise milli imkânlarla üretildi.

kaynak

17.08.2011

Gazi Üniv. 2011-2012 Güz Akademik Takvimi

13 - 24 Haziran 2011

Çift Anadal - Yandal Programı Başvuruları (Öğrenci İşleri Dairesi Başkanlığı)

22 Ağustos 2011

Çift Anadal - Yandal Programı başvuru sonuçlarının ilan edilmesi (Öğrenci İşleri Dairesi Başkanlığı panoları +internet)

5 – 9 Eylül 2011

ÖSS, YÖS ve TCS ile üniversiteye yerleştirilen öğrencilerin ilk kayıtları (Kayıt tarihleri ÖSYM tarafından belirlendiğinden kayıtlardaki değişiklikler ayrıca bildirilecektir.)

6 Eylül 2011

2010-2011 Yaz okuluna ait maddi hata ve Fakülte Yönetim Kurulunca değiştirilen notların verilmesi için son gün

12 Eylül 2011

Yaz okulu sonuçlarına göre mezuniyet için tek dersi kalan öğrencilerin TEK DERS SINAVI

5 – 9 Eylül 2011

YETENEK SINAVI ile üniversiteye yerleştirilen öğrencilerin ilk kayıtları (Sınavlarla ilgili yapılacak düzenlemelere göre kayıt tarihleri değiştirilebilir.)

13 Eylül 2011 (saat 10.00)


Hazırlık sınıfı Muafiyet Sınavı (İngilizce, Almanca, Fransızca, Arapça yeterlik) (Tıp Fakültesi İngilizce Tıp Bölümü, Diş Hekimliği Fakültesi İngilizce Diş Hekimliği Bölümü, Mühendislik, Mimarlık, Gazi Eğitim, Fen Edebiyat ve İktisadi ve İdari Bilimler Fakültelerinin ilgili bölümlerinin öğrencileri, yatay geçiş veya dikey geçiş ile ilgili birimlere yeni kayıt olan öğrenciler, hazırlık sınıfında eğitim görüp başarısız olan öğrenciler)

14 Eylül 2011 (saat 10.00)


Lisans programlarındaki zorunlu İngilizce derslerinden muaf olacak 1. sınıf öğrencilerinin sınavları (Hazırlık Sınıfında öğrenim gören öğrenciler ile Hazırlık Sınıfı Muafiyet Sınavında başarılı olan öğrenciler katılamaz)

12 – 14 Eylül 2011

Öğrenci katkı paylarını yatıran öğrenciler için DERS KAYITLARI (Merkezi sisteme dahil öğrencilerin kayıtları İNTERNET üzerinden yapılacaktır)

15 – 16 Eylül 2011

Danışman onayları

14 Eylül 2011 (saat 10.00)

TCS veya YÖS ile yerleştirilen öğrencilerin TÜRKÇE Yeterlik Sınavı

19 Eylül 2011

DERSLERİN BAŞLAMASI

19 – 21 Eylül 2011

Yeni kayıt yaptıran öğrencilere ilgili birimlerce Üniversite ve bölümlerinin tanıtım programı

29 – 30 Eylül 2011

Ders Ekleme- Bırakma ve ilgili Kurul Kararları doğrultusunda mazeretli kayıtlar (Danışmanlar gözetiminde yapılacaktır.)

29 Ekim 2011

Cumhuriyet Bayramı (28 Ekim 2011 Cuma günü öğleden sonra tatil)

6 – 9 Kasım 2011

Kurban Bayramı

10 Kasım 2011

Atatürk'ün ölüm yıldönümü (Perşembe)

5 Aralık 2011

Bahar döneminde açılacak derslerin ilgili birimlerce ÖİDB'ye iletilmesi için son gün (Merkezi sisteme dahil birimler tarafından bilgiler internet üzerinden girilecektir.)

30 Aralık 2011

DERSLERİN TAMAMLANMASI

2 – 15 Ocak 2012

Yarıyıl sonu sınavları (Yönetmeliklerce tanınmış sınav hakları)

22 Ocak 2012

Merkezi sisteme dahil birimlerde dönem sonu notlarının internet üzerinden verilmesi ve başarı notunu internet üzerinden veren öğretim elemanlarının not kesinleştirme işleminin son günü

3 Şubat 2012

Güz dönemine ait maddi hata ve Fakülte Yönetim Kurulunca değiştirilen notların verilmesi için son gün